Haşlanmış Bütün LangustinYapay zeka fotoğrafı

Haşlanmış Bütün Langustin

Langustin kuyruklarının limon, dereotu ve baharatlarla hafifçe haşlanıp tereyağı veya mayonezle servis edildiği basit bir deniz ürünleri tarifi.

Porsiyon: 4 Hazırlık 5 dk Pişirme 15 dk Balık
Vejetaryenİçerir: glüten, süt, yumurta
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.

Malzemeler

Haşlanmış Bütün Langustin — malzemeler: Langustin Kuyruğu, Su, Limon, Dereotu, Cayenne Biberi, Tuz

Yapılışı

  1. Büyük bir tencerede suyu kaynatın. Su kaynamaya başladığında limon suyu, limon kabuğu rendesi, dereotu, cayenne biberi, tuz ve karabiberi ekleyin.

    5 dk
  2. Langustin kuyruklarını hafifçe kaynayan suya bırakın, suyun yeniden kaynamamasına dikkat edin — termometreyle ölçerek sıcaklığı 90°C'de tutun. Langustinler piştiğinde yüzeye çıkar ve suda en fazla 1-2 dakika kalmalıdır.

    2 dk
  3. Suyu süzün ve buharı tüten sıcak langustinleri hemen servis edin. Biraz sonra servis edecekseniz özellikle dikkatli olun: langustinleri yüzeye çıktıkları anda ocaktan alıp kaynayan sudan çıkarın.

  4. Langustinleri güzel bir ekmek, tereyağı, mayonez veya aioli ile birlikte büyük bir tabakta, deniz ürününün lezzetli etinin üzerine sıkmak için limon dilimleriyle servis edin.

Langustin, denizin en nazik eti. Fazla pişince lastik gibi olur, az pişince de tadını veremez — bu yüzden bütün mesele suyun sıcaklığında, kaynamasında değil. Bir tencere, bir termometre, biraz dereotu ve limon: hepsi bu. Karmaşık görünmüyor ama sabırsızlık yaparsan elindeki güzel eti mahvedersin.

Bazıları "kaynar suya atılır, iş biter" der. Hayır, çünkü kaynayan su 100°C'dir ve bu sıcaklıkta kabuklu deniz ürününün proteini aniden sıkışır, su kaybeder, eti kuru ve lifli kalır. Burada tencere kaynamaya devam etse de, langustin içine girince suyu 90°C'ye düşürmek gerekir — bu sıcaklıkta et yavaş ve eşit ısınır, sıkışmaz.

Tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: ocağın başından ayrılmamak. Langustin yüzeye çıktığı an biter, bir dakika fazlası bile onu değiştirir. Bu, beklenerek yapılan değil, izlenerek yapılan bir yemek.

Dört kişilik bir kilo kuyruk bu işi tam karşılar; az pişmiş etin tadını ekmek, tereyağı ve limon tamamlar, fazlası gerekmez.

Suyun hazırlığı aslında bir çorba mantığıyla kurulur — tuzlu, aromalı bir sıvı, eti pişirmekten çok ona eşlik eder. Dört yemek kaşığı tuz kulağa çok gelebilir ama iki litre suya göre deniz suyuna yakın bir tuzluluk verir, bu da eti tuzlamak değil, kendi tuzunu bulmasına yardım etmektir. Limon kabuğu rendesi suyun kokusunu açar, suyu sıkmak ise asit katar; dereotu ve cayenne biberi de keskin bir iz bırakır ama baskın olmamalı — bu bir çorba değil, bir banyo.

Langustin kuyruğu seçerken taze olanı bulmak şart değil, iyi dondurulmuş da işini görür — önemli olan kokusunun deniz gibi, amonyak gibi olmaması. Kabuğu üzerinde kalsın, et onun içinde daha iyi korunur, pişerken suyu az kaybeder.

Termometre burada süsten ibaret değil; evdeki ocaklar genelde "kısık ateş" dediğinde bile suyu kolayca kaynatmaya devam eder, bu yüzden göz kararı 90°C demek zordur. Elinizde termometre yoksa işaret şu: su hafif titreşir, küçük kabarcıklar yüzeye doğru ağır ağır çıkar ama köpürüp kaynamaz — kaynamanın tam eşiği.

Tereyağı burada sosun temelidir; eritilip üzerine dökülecekse taze olsun, çünkü ısıtılan tereyağının kusurları saklanmaz, hemen ortaya çıkar. Mayonez ya da aioli ise soğuk bir karşılık verir, sıcak ete iyi gelir — ister hazır alın ister kendiniz çırpın, ölçüt şu: yağ ile yumurta sarısı dengeli emülsiyon kurmuş olsun, ayrışmasın.

Ekmek için ekşi mayalı olanı önerilir çünkü hem suyu hem tereyağını emer, kendi tadını da katar; yoksa kabuğu biraz kalın, içi gözenekli herhangi bir ekmek de işi görür. Limon dilimleri servis sırasında sıkılmak için — pişirme suyuna giren limon suyu zaten kokuyu vermiştir, tabaktaki dilim ise son dokunuş, herkesin kendi zevkine göre ayarlayabileceği bir asitliktir.

Türk mutfağında deniz ürünleri genelde ana yemekten önce hafif bir çorbayla, ardından pilav ya da bulgurla devam eden bir sofra düzenine girer; bu langustin tabağı o düzende çorbanın ardından, pilavdan önce bir ara durak gibi düşünülebilir — ağır değil, dikkat ister. Yemeğin sonunda çay her zaman yerini bulur, ama burada acele etmeyin: langustin bittiğinde masada hâlâ taze dereotu kokusu olacak, çay biraz sonra gelsin.

·

Bu tarifi bildir hello@fridge.menu