Yapay zeka fotoğrafıYumurtasız Kurabiye
Tereyağı, şeker ve limon kabuğuyla hazırlanan yumurtasız, kolay bir kurabiye tarifi.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler

- 375 g Un
- 225 g Tereyağı
- 110 g Pudra Şekeri
- 1 adet Limon Kabuğu Rendesi
- 1 tutam Tuz
Yapılışı
Bir kaseye tereyağını, pudra şekerini ve limon kabuğu rendesini koyun; tahta kaşıkla yumuşak ve kabarık bir kıvam alana kadar karıştırın.
Unu ve bir tutam tuzu ekleyip hamuru yoğurun. Unlanmış bir yüzeye alıp elinizle yoğurmaya devam edin.
Hamuru top haline getirip streç filme sarın ve dinlenmesi için buzdolabına kaldırın.
30 dkHamuru iki kağıt yaprağı arasında 5-7 mm kalınlığında açın ve 5 cm çapında bir kalıpla kurabiyeleri kesin.
Kalan hamur artıklarını tekrar yoğurup açın ve kurabiye kesmeye devam edin.
Kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine dizin ve 180 derece önceden ısıtılmış fırında pişirin.
15 dkPişen kurabiyeleri fırından çıkarın, soğumaya bırakın ve servis edin.
Bu kurabiye, yumurta olmadan nasıl kabarır ve nasıl tutar diye sorarsan, cevap aslında kabarmasına gerek olmamasında. Yumurta burada bağ kurmak için değil, bu hamurda zaten tereyağı var ve o yeter. Tereyağı oda sıcaklığında, parmağınla bastırınca iz kalacak kadar yumuşadığında şekerle havayla birlikte çırpılır, o hava kabarcıkları hamura girer, pişince genişler. Yumurta yoksa dağılma riski yok mu diye sorarsan var, ama çözüm yumurta eklemek değil, unu doğru zamanda ve ölçüde katmak.
Bu, İskoç kökenli şekerli bir tereyağlı hamur, "shortbread" dedikleri. Adındaki "short" un içindeki yağ oranının yüksekliğinden gelir, yağ glüten ipliklerinin birbirine kenetlenmesini keser, kısaltır, hamur bu yüzden gevrek ve dağılgan olur, ekmek gibi esnemez. Tarihi basit: tereyağı ve şeker eskiden pahalıydı, bu kurabiye kısıtlı malzemeyle bayram sofralarına konan bir lüks biçimiydi, karmaşık değil, sadece zengin.
Tutup tutmaması üç yere bağlı: tereyağının sıcaklığına, hamuru yoğururken elinin ısısına, fırının gerçek sıcaklığına. Bunlardan biri kayarsa kurabiye yayılır, sertleşir ya da ortası çiğ kalır. Sabrı da bir malzeme say burada, hamuru dinlendirmeden açarsan bükülür, pişince şeklini kaybeder.
Kendi fırınını tanı; her ev fırını kendi yalanını söyler, termostat 180 dese de tepsinin durduğu raf başka sıcaklık gösterir. Gözünle takip et, kenarlardan hafif renklenme başladığı an elini çabuk tut.
Un, burada iskelet değil, perde görevi görür: tereyağının etrafına dolanıp onu tutar ama fazlası hamuru taşlaştırır. 375 gram, 225 gram tereyağına karşı dengeli bir oran, bunu değiştirip daha fazla un atarsan "daha sağlam olur" diye düşünürsün, hayır, sertleşir ve dişe yapışır. Hangi unu kullanırsan kullan, elemeden önce avucunla bir tutam al, yumuşak ve ince akmalı, kesekli un hamurda topak bırakır.
Tereyağı bu tarifin omurgası, kalitesi doğrudan tada yansır, ama asıl mesele kalitesinden önce sıcaklığıdır. Buzdolabından çıkar çıkmaz kullanırsan şekerle havalanmaz, kıvam almaz; aşırı yumuşatıp eritirsen hamur yağ akıtır, pişince yayılıp ince bir disk gibi kalır. Oda sıcaklığında, bastırınca batan ama akmayan hali doğrusu.
Pudra şekeri burada tatlandırmaktan fazlasını yapar: ince taneli olduğu için tereyağına eşit dağılır, kristal şeker gibi gevrek kalıntı bırakmaz, dokuyu ipeksi tutar. Elinde yoksa normal toz şekeri bir dakika blenderden geçirip aynı inceliğe getirebilirsin, kriter incelik, marka değil.
Limon kabuğu rendesi aroma verir ama dikkat, beyaz kısmına kadar rendelersen acılık gelir, sadece sarı kabuğu kazı. Yoksa portakal kabuğu ya da bir damla vanilya da aynı işi görür, kriter şu: yağlı hamuru dengeleyecek hafif bir keskinlik.
Tuz tatlı tarifte garip durur ama tek görevi var, şekerin düzlüğünü kırıp tadı canlandırmak. Bir tutam, fazlası kurabiyeyi tuhaflaştırır.
Hamuru dinlendirme adımı atlanacak bir formalite değil, gluteni gevşetir ve tereyağını yeniden sertleştirir, böylece açarken yapışmaz, kesince şeklini korur. "Hemen açsam da olur" diyenler yanılır, çünkü hamur sıcak kalırsa elinde erir, kesim kenarları net çıkmaz. Kesilen kurabiyeler fırına girmeden önce birkaç dakika serinse, pişerken daha az yayılır.
Bu kurabiyeyi çorbadan sonra, pilavın yanında düşünme, onun yeri çay sofrası, sade bir siyah çayın yanında sekiz kişiye rahatça yeter, ince kesersen daha çok çıkar ama o zaman gevrekliği de değişir, kalınlık tercih meselesi değil, sonucu belirleyen bir seçim.