Yapay zeka fotoğrafıFasulyeli ve Çedarlı Nachos
Fırında eritilmiş peynirli, baharatlı fasulyeli, avokado ve kremalı bir atıştırmalık tabağı.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
- 1 adet Soğan ince doğranmış
- 2 diş Sarımsak ince rendelenmiş
- 0.5 çay kaşığı Pul Biber
- 1 çay kaşığı Kimyon toz
- 0.5 çay kaşığı Kekik kuru
- 400 g Kırmızı Fasulye süzülmüş, konserve
- 100 ml Sebze Suyu
- 3 yemek kaşığı Zeytinyağı
- Tuz
- Karabiber taze çekilmiş
- 150 g Tortilla Cipsi
- 150 g Çedar Peyniri taze rendelenmiş
- 1 adet Avokado
- 100 ml Ekşi Krema
- 1 demet Kişniş taze
- 300 g Domates dörde bölünmüş
- 1 adet Misket Limonu dilimlenmiş
Yapılışı
Soğanı bir tencerede zeytinyağıyla yumuşayana kadar kavurun.
Sarımsağı ve baharatları kırmızı fasulye ile birlikte ekleyin, birkaç dakika iyice karıştırın.
Karışımı blenderla hızlıca çekip fasulyeleri kabaca ezin.
Karışımı iyice ısıtın, gerekirse biraz sebze suyu ekleyerek kıvamını ayarlayın.
Tuz ve taze çekilmiş karabiberle tatlandırın.
Tortilla cipslerinin yarısını yağlanmış fırına dayanıklı bir kaba dizin, fasulye karışımının yarısını ve çedarın yarısını üzerine serpin.
Bir kat daha tekrarlayın ve önceden 200°C'ye ısıtılmış fanlı fırında peynir eriyene kadar 13-15 dakika pişirin.
15 dkAvokadoyu ekşi kremanın yarısıyla ezin, tuz, karabiber ve biraz misket limonu suyuyla tatlandırın.
Avokado püresini nacho kabının üzerine yayın, kaşıkla ekşi krema, taze kişniş ve domatesleri ekleyin.
Üzerine sıkmak için misket limonu dilimleriyle servis edin.
Neler değiştirildi
Tarifte eksik olan kırmızı fasulye Kırmızı Fasulye eklendi ve bulunmayan crème fraîche yerine Ekşi Krema kullanıldı.
Bu aslında bir Meksika sokak atıştırmalığı değil, bir fırın yemeği mantığıdır: altta gevrek, ortada sulu, üstte taze — üç katman, üç ayrı iş. Tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: cips ne zaman peynirle buluşuyor. Erken buluşursa cips yumuşar, ıslanır, çatalla yemek zorunda kalırsınız — ki bu bir yenilgidir, nacho değil.
Bazıları fasulye karışımını cipslerin üstüne ince bir tabaka halinde gezdirip hemen fırına sürer, der. Hayır, çünkü o karışım hâlâ ılıksa fırındaki kısa süre peyniri eritmeye yeter ama cipsi kurtarmaya yetmez — nem aşağı iner, cips alttan yumuşar. Karışımı önce iyice ısıtıp koyulaştırmak, sonra sıcak sıcak cipslerin üzerine dağıtmak işin can alıcı noktası; fırın sadece peyniri eritip üstü hafif kızartmak için var, fasulyeyi pişirmek için değil.
Üstteki avokado, ekşi krema, domates, kişniş — bunlar pişmiyor, sadece sıcağın üstüne soğuk ve ekşi bir ferahlık biniyor. O yüzden fırından çıkar çıkmaz, sıcaklığı kaçırmadan üstü hemen kurulmalı. Bekleyen nacho, erimiş peynirin yeniden katılaştığı, cipsin nemlendiği bir tabaktır.
Evde bu, dört kişinin paylaşacağı tek bir büyük kap demek — pay edilip tabaklara dağıtılmaz, ortaya konur, herkes kendi tarafından saldırır. Çorbayla başlayan bir sofrada bu bir ana yemek değil, çorbadan sonra gelen, elle yenen, sohbeti uzatan bir ara durak olarak düşünülebilir; yanına pilav ya da bulgur aramayın, bu kabın kendi mantığı var.
Soğan ve sarımsak burada hız değil, zemin kurar: soğan zeytinyağında rengi soluktan altın sarıya dönene kadar, yani şeffaflıktan çıkıp hafif kızarmaya başladığı an kavrulur — bu an görünür, dakika değil ölçüdür. Sarımsak ise soğandan sonra, sadece bir iki dakika; erken girerse acılaşır, kavrulmuş değil yanmış bir koku bırakır.
Baharatlar — pul biber, kimyon, kekik — yağda kısa süre kavrulup kokusunu yağa bırakır; kuru baharat doğrudan sıvıya atılırsa sadece tozlu kalır, yağda birkaç saniye gezdirilirse yağa karışır. Kırmızı fasulye konserveyse süzülüp eklenir, kurusundan haşlanmışsa aynı kıvamda olması yeterli; önemli olan fasulyenin kendi halinde yumuşak olması, çünkü blenderda kabaca ezilecek — püre değil, dokusu kalsın.
Sebze suyu burada bir sır değil, bir ayar aracı: karışım fazla koyuysa cipsin üstüne yayılamaz, fazla sulu olursa cipsi ıslatır. Azar azar eklenip karışımın kaşıktan ağır ağır düşen, akmayan bir kıvama gelmesi aranır — bu göz kararıdır, ölçü değil.
Çedar burada hazır rendelenmişle taze rendelenmiş arasındaki fark büyük: hazır rendelenmiş peynirin üzerindeki nişasta kaplaması erimeyi geciktirir ve pürüzlü, topaklı bir sonuç verir. Taze rendelenmiş, ocağın kısa fırın süresinde düzgün erir. Çedar yoksa, eriyen ve tuzlu herhangi bir sert peynirle — kaşar gibi — aynı iş görülür; ölçüt erime hızı ve tuzluluktur, peynirin adı değil.
Avokado olgunluk ister: elinizde hafif çöküyorsa hazırdır, taşsa olmaz, sertse ezilmez. Ekşi kremanın yarısı buna karışır, yarısı üstte ayrı kaşıklanır — ikisi aynı kıvamda değil, biri sos biri dokunuş. Misket limonu hem avokadoyu kararmaktan korur hem tada ekşilik katar; limon da aynı işi görür, sadece koku farklıdır.
Domates burada pişmeyen tek taze unsur, dörde bölünüp çiğ eklenir — sıcağın karşısına serin ve sulu bir karşıtlık koyar. Kişniş sevilmeyen bir ottur bazı sofralarda, isteyen maydanozla değiştirebilir; ikisi de taze ve keskin koku verir, ölçüt budur. Ev fırınında fanlı ayar varsa sıcaklık daha eşit dağılır, yoksa alt-üst pişirmeyle de olur, sadece peynirin erime anını gözle takip etmek gerekir — fırının camından kontrol, açıp kapatmaktan iyidir çünkü sıcaklık kaçmaz.