Kereviz Sapı Krem ÇorbaYapay zeka fotoğrafı

Kereviz Sapı Krem Çorba

Kereviz sapından yapılan, pürüzsüz dokulu, hafif bir krem çorba.

Porsiyon: 2 Pişirme 30 dk Çorbalar
Vegan
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.

Malzemeler

Kereviz Sapı Krem Çorba — malzemeler: Kereviz Sapı, Soğan, Zeytinyağı, Tuz, Karabiber, Su

Yapılışı

  1. Kereviz sapını akan su altında yıkayın, sert tabanını ve lifli kısımlarını ayıklayın, yapraklarıyla birlikte küçük parçalar halinde doğrayın.

  2. Soğanın yarısını ince doğrayın ve az miktarda zeytinyağında altın rengi alana kadar kavurun.

  3. Kerevizi ekleyin, suyu ilave edin ve yaklaşık 20-25 dakika pişirin.

    23 dk
  4. Her şeyi el blenderi ile pürüzsüz ve homojen bir kıvama gelene kadar çekin.

  5. Tuz ve karabiberi damak zevkinize göre ekleyin, sıcak servis yapın.

Kereviz sapı çorbası dediğimde burun kıvıranlar oluyor hep. "O kokusu ağır sap mı?" diye. Hayır, çünkü burada kerevizin kendi yaprakları da suya giriyor, o taze, biraz da baharatlı koku çorbaya dağılıyor, ağırlaşmıyor — kavrulan soğanla buluşunca ortaya hoş, yumuşak bir zemin çıkıyor.

Bu çorbanın tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: kerevizin lifli, odunsu kısımlarını gerçekten ayıklayıp ayıklamadığınıza. O lifleri atmazsanız blender onları öğütemez, çorbanız pürüzsüz olmaz, dişinizin arasında ip gibi kalır. Yani asıl iş bıçakla başlıyor, blenderle değil.

İkinci mesele sabır — az malzemeyle az suda pişen bir çorba bu, aceleye getirip ateşi yükseltirseniz kereviz dışı yumuşar içi sertleşir, pürüzsüz kıvam asla gelmez. Yavaş kaynatıp kerevizin kendi suyunu da çorbaya vermesini beklemek gerekiyor.

Kereviz sapını yıkarken asıl işiniz ayıklamak. Tabanındaki sert, beyazımsı kısım ve her sapın kenarındaki o ince lifli zar — bunlar pişince de yumuşamaz, blender de onları parçalayamaz, sonunda çorbanın içinde ip gibi dolanır. Elinizle sapın ucundan çekip o lifi soyun, görürsünüz, kolayca ayrılır. Yapraklarını atmayın, onlar kerevizin asıl kokusunu taşıyor, tencereye gidecek.

Soğan burada küçük ama gerçek bir görev yapıyor: çiğ kerevizin biraz keskin, otsu tadını yumuşatmak. Az zeytinyağında kavururken aceleye getirmeyin — soğan beyazdan saydama, saydamdan hafif altın rengine döner, o renk değişimini izleyin, orta ısıda olan ne varsa o ısıda, soğanın cızırtısı yavaşlayıp tatlı bir koku çıktığında anlarsınız. Yakarsanız çorbaya acı bir zemin bırakır, bu geri dönmez.

Zeytinyağı miktarı serbest bırakılmış burada, çünkü bu bir aromatik yağ değil, sadece soğanı kavurmak için bir araç. Elinizdeki yağ ne ise onu kullanın, fazla koymanıza da gerek yok, iki üç yemek kaşığı bu kadar az malzeme için yeter de taşar bile.

Su 250 ml — bu miktar az gibi görünür ama 150 gram kereviz için doğru oran, çünkü amaç sulu bir çorba değil, krem kıvamında yoğun bir çorba. Kaynarken azalır, kerevizin lifleri yumuşarken suyu az da olsa kendine çeker. Kısık ateşte, hafif kaynarken kerevizi test edin: bir parçasını çıkarıp sıkıştırın, bükülüyorsa, direnmiyorsa hazır — kırılıyorsa daha vakit ister. 23 dakika burada bir alt sınır, kerevizin kalınlığına göre uzayabilir.

Blender işi burada gösteriş değil zorunluluk — bu çorbanın tüm kimliği o pürüzsüz dokuda. El blenderini tencerenin içinde gezdirin, kenarlarda kalan parçaları da unutmayın, yoksa bir kaşıkta pürüzsüz bir kaşıkta lifli çıkar, tutarsız olur. Tuz ve karabiberi en sona bırakmak mantıklı, çünkü kerevizin kendi tuzu suya geçmiş oluyor pişerken, önceden tuz atarsanız tahmin değil tadım gerekir diye sonradan eklemek daha güvenli.

Bu bir Ege ve Akdeniz mutfağının kerevizi öne çıkaran basit bir alışkanlığının küçük bir yorumu, büyük bir gelenek iddiası taşımıyor — sebze ucuzken, elde ne varsa onunla doyurucu bir çorba çıkarma fikri bu, ekonomik bir çözüm, gizemli bir reçete değil. Türk sofrasında çorbayla başlama alışkanlığına da gayet uyar, yanına pilav ya da bulgur, sonrasında bir çay, gayet yerinde bir akşam yemeği olur.

Bu tarifi bildir hello@fridge.menu