Yapay zeka fotoğrafıSebzeli Sosisli Fransız Türlüsü
Sosis ve sebzelerle hazırlanan, doyurucu bir Fransız usulü türlü.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
- 400 g Sosis dilimlenmiş
- 1 kg Patates küp doğranmış, haşlanıp soğutulmuş
- 1 adet Soğan ince doğranmış
- 1 diş Sarımsak ince doğranmış
- 1 adet Patlıcan küp doğranmış
- 2 adet Havuç ince dilimlenmiş
- 2 adet Dolmalık Biber küp doğranmış
- 1 adet Kabak küp doğranmış
- 1 çay kaşığı Kuru Kekik
- 0.5 çay kaşığı Kuru Biberiye
- 1 çay kaşığı Füme Toz Biber
- 400 g Konserve Doğranmış Domates
- 100 ml Et Suyu
- 50 ml Krema
- 1 yemek kaşığı Zeytinyağı kızartmak için
- Tuz
- Karabiber taze çekilmiş
- 1 demet Maydanoz yaprakları, doğranmış
Yapılışı
Sosisi, hafifçe kızarıp üzerinde çıtır bir tabaka oluşana kadar büyük bir sote tavasında zeytinyağında kızartın.
Soğan, sarımsak, patlıcan, havuç, dolmalık biber, kabak, kekik, kuru biberiye ve füme toz biberi ekleyip sebzeler hafifçe kızarana kadar kavurun.
Patates, konserve doğranmış domates, et suyu ve biraz krema ekleyin.
Kapağını kapatıp kısık ateşte 10 dakika pişirin, ardından tuz ve taze çekilmiş karabiberle tatlandırın.
Derin tabaklarda, üzerine taze maydanoz serperek servis edin.
Bu yemek aslında bir "ne varsa at tencereye" yemeği — Fransa'nın kırsalında, hafta sonu pazarında kalan sebzeleri, dolaptaki sosisi bir araya getirip tek tencerede eritme fikri. Türlü dediğimiz şey zaten budur: ayrı ayrı pişirilse saatler sürecek sebzeleri, tek kapta, birbirinin suyunda yumuşatmak. Sır büyük değil, sıra önemli — önce sosisin yağını çıkarıp o yağda sebzeleri kavurmak, sonra sıvıyı eklemek. Tersini yaparsan sebzeler haşlanır, kavrulmaz; lezzet suya kaçar, tencerede kalmaz.
Tutup tutmaması tek şeye bağlı: patlıcan ve kabağın suyunu bırakıp bırakmaması. Bu ikisi en çok su taşıyan sebzeler, erken eklenirse tencere bir anda sulanır, kavurma pişirmeye döner. Haşlanmış patates de aynı derdi taşır — fazla karıştırırsan dağılır, çorbamsı bir kıvama döner. O yüzden patatesi en sona, zaten yumuşamış haliyle katıyoruz; amaç onu pişirmek değil, sosla buluşturmak.
Bazıları "sebzeyi büyük kesersen türlü olmaz, hepsi ayrı ayrı pişer" der. Doğru değil — mesele boyut değil, hangi sırayla kızgın yağla tanıştığıdır. Havuç gibi sert olan erken, kabak gibi yumuşak olan geç girer; boyutları eşit olsun yeter, kesim şekli kurtarmaz seni sıradan.
Sosis burada et değil, tuz ve duman kaynağı — kendi yağını bırakıp tavaya bir temel koku bırakır, üstündeki o hafif çıtır tabaka da şekerleşmiş yağın işareti, acele edip erken karıştırırsan o tabaka oluşmaz, sosis haşlanmış gibi solgun kalır. Elinde yoksa tütsülenmiş herhangi bir et işi geçer, önemli olan yağının tencereye koku bırakması.
Patates küp doğranıp önceden haşlanmış, sonra soğutulmuş olmalı — sıcak patates tencerede ezilir, dağılır, türlüyü püreye çevirir. Soğuması nişastasını sakinleştirir, küp formunu korur. Evde kalan haşlanmış patates varsa tam da bunun için biriktirilmiş gibi düşün.
Soğan ve sarımsak koku temelini kurar, ama burada karamelize olacak kadar vakit yok — hafif şeffaflaşması, ham kokusunu kaybetmesi yeter. Havuç ince dilimlenmiş çünkü patlıcan ve kabaktan daha geç yumuşar, ince kesim bu farkı kapatır; kalın kesersen türlü biterken havuç hâlâ diri kalır, çiğ kalmış gibi görünür — oysa mesele pişmemesi değil, kalınlığın zamanı yetiştirememesi.
Dolmalık biber ve kabak orta sertlikte, patlıcan ise süngersi yapısıyla en çok yağ ve suyu emen sebze — ilk kavurmada biraz büzülüp rengi koyulaşınca anlarsın, hücreleri açılmış, artık domatesin suyunu da içine çekmeye hazır demektir.
Kekik, kurutulmuş biberiye ve füme toz biber sebzeyle birlikte, sıcak yağda kavrulur — kuru baharatın kokusu yağda açılır, direkt suya atılsa o keskinliği hiç göstermez. Füme toz biber burada dumanlı eti taklit eden ucuz bir hile değil, sosisin dumanını pekiştiren bir katman; yoksa tatlı toz biberle de olur ama o zaman duman hissi sosise kalır.
Konserve domates, et suyu ve kreması son eklenen sıvı üçlüsü — kapak kapanıp kısık ateşte, yani kaynamayan ama durmayan bir fokurdama ile pişer, bu patatesin dağılmadan ısınması ve sosların birbirine karışması için yeterli alt sınır; tencere kaynarsa patates parçalanır, krema ayrışıp görünürde yağ bırakır. Krema burada zenginlik için, yoksa yoğurt ya da süt bir miktar un ile kıvam tutabilir ama o zaman asitliği ayrı dengelemek gerekir.
Tuz ve karabiber en sona bırakılır çünkü sosis zaten tuzlu, erken tuzlarsan kontrolü kaybedersin — tat ancak her şey bir araya gelince anlaşılır. Maydanoz ise pişmeden, sıcağın üstüne serpilir; ısıyla tutar rengini kaybeder, tazeliği sadece servis anında görünür.
Sabır burada görünmeyen bir malzeme — acele eden kavurmadan sıvıyı ekler, sebzeler kavrulmadan haşlanır, tat yüzeyde kalır dibe inmez. Türk mutfağında bu yemeğin yeri çorbadan sonra, pilav ya da bulgurun yanında bir ana yemek gibi düşünülebilir; kendi başına da doyurucu, ama yanına sade bulgur koyarsan sosu emecek bir şey de olur sofrada.