Ton Balıklı Kremalı Lima Fasulyesi SalatasıYapay zeka fotoğrafı

Ton Balıklı Kremalı Lima Fasulyesi Salatası

Ton balıklı krema ve çıtır kruton eşliğinde hazırlanan, lima fasulyesi bazlı taze bir salata.

Porsiyon: 4 Hazırlık 10 dk Pişirme 15 dk Salatalar
İçerir: glüten, süt, balık ve deniz ürünleri
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.

Malzemeler

Yapılışı

  1. Ton balığı, ekşi krema ve kaparileri blenderda pürüzsüz ve topaksız bir krema haline gelene kadar çekin.

    2 dk
  2. Ekmeği yaklaşık 1 cm küpler halinde doğrayın ve sarımsak, kekik, tuz ve karabiberle karıştırın.

    3 dk
  3. Ekmek küplerini tereyağlı sıcak bir tavada çıtırlaşana kadar kızartın veya 175°C fırında 15 dakika pişirin.

    15 dk
  4. Ton balıklı kremayı lima fasulyesiyle iyice karıştırın.

    1 dk
  5. Marul ve roka ile servis tabağına yerleştirin, kruton ve kaparilerle süsleyin, tuz ve karabiberle tamamlayın.

    2 dk

Neler değiştirildi

Marul ve Ekşi Krema yerel mutfakta daha kolay bulunan ürünlerle değiştirildi.

Bu bir tabak salata değil, aslında bir "kremalı meze" mantığı taşıyan soğuk yemek: konserve lima fasulyesi, ton balığı ve ekşi krema üçlüsü bir araya gelip kalın, dolgun bir sos oluşturuyor, yeşillikler ve kruton da ona doku veriyor. Tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: o kremanın kıvamına. Blenderda çekerken ton balığı, ekşi krema ve kapariyi gerçekten pürüzsüz hale getirmezseniz, elinizde sulu, dağılan bir karışım kalır, fasulyenin üzerine yapışmaz, tabakta akar.

Bazıları "konserve fasulye zaten yumuşak, direkt karıştır gitsin" der. Hayır, çünkü süzüp yıkamazsanız konservenin kendi sıvısı kremayı sulandırır, o zaman kıvam diye bir şey kalmaz, sosunuz çorbaya döner. Bir adım basit görünür ama orada önlediği kusur gerçek: sulu salata.

Ekmek kruton kısmı da kozmetik değil; nemli yeşilliklerin ve kremanın yanında tek çıtırtı kaynağı o, yoksa her lokma aynı yumuşaklıkta kalır, ağızda tek kıvam sıkıcıdır. Fırında ya da tavada kızartma arasında fark yok, ikisi de aynı işi görür, evde hangisi elinizdeyse o.

Ton balığı konserve olduğu için kremaya tuzunu ve derinliğini kendisi veriyor, bu yüzden tuzu erken atmayın, önce kremayı yapın, sonra tadın. Suda konserve ton da, yağda konserve ton da işi görür, yağdakini kullanırsanız krema biraz daha yoğun olur, suyunu iyice süzün ki krema yine incelmesin.

Ekşi krema %18 yağlı deniyor çünkü bu kıvamın alt sınırı, daha sulu bir krema kullanırsanız (örneğin light yoğurt) karışım bağlanmaz, fasulyenin etrafında gezer, üzerine yapışmaz. Elinizde yoksa yoğurt da kullanılabilir ama ölçüt şu: kaşıktan akmayacak kadar kalın olmalı, incecik bir süzme yoğurt bile işe yarar, sadece biraz daha az su içermeli.

Kapari burada iki görevde: ikisi kremanın içinde ezilip tuzlu-ekşi bir karakter veriyor, ikisi de üstte süsleme olarak kalıp ısırıldığında aniden patlayan bir tuzluluk bırakıyor. İkisini aynı torbadan alıp aynı işe koymayın, kremaya giren çekilsin, üste gidecek olan bütün kalsın, yoksa bütün tabak tek düze bir tuzlulukta kalır.

Marul ve roka burada süsleme değil, kremanın yoğunluğuna karşı tazelik veren tek unsur; roka biraz acımsı olduğu için ton balığının yağlılığını dengeliyor. Elinizde roka yoksa tere ya da maydanoz da benzer işi görür, ölçüt şu: hafif keskin, yeşil, taze bir yaprak olmalı, düz marul tek başına yeterince canlı değil.

Çavdar ekmeği seçilmiş çünkü yoğun kremalı sosun yanında daha "ağır" bir kruton duruyor, beyaz ekmek kızardığında çok çabuk yumuşuyor, çavdar daha uzun çıtır kalıyor. Kekik ve sarımsak kruton üzerinde kaldığı için ekmeğin kendi tadı tek düzeliğe dönüşmüyor; sarımsağı ezerken fazla ince yapmayın, yoksa tereyağında yanıp acılaşır, bu da gerçek bir kusur, "fazla pişmiş" değil "yanmış sarımsak" sorunu.

Burada tek sabır gereken yer kruton: tavada acele edip ocağı çok açarsanız dışı kömürleşir, içi çiğ kalır, görünmeyen ama hissedilen bir kusur. Ekmek küpleri tereyağında yavaşça, kenarları koyu altın rengine dönene, parmakla bastırınca gerçekten "çıt" sesi verene kadar beklemeli; fırın kullanırsanız aynı rengi, aynı sesi gözlemleyin, 175 derece sadece başlangıç noktası.

Bu yemek Türk mutfağında alışık olunan çorba-pilav sırasına girmiyor, çünkü zaten kendi başına doyurucu, kremalı bir ara yemek; çorbadan sonra hafif bir şey olarak düşünülebilir, ama pilav ya da bulgurun yerini tutmaz, onunla yarışmaz, yanına konursa yemek ağırlaşır. Yanında sade bir çay içmek, kremalı ve yağlı tadı hafifletmek için gayet mantıklı bir seçim.

Bu tarifi bildir hello@fridge.menu