Cadılar Bayramı Balkabağı ÇörekleriYapay zeka fotoğrafı

Cadılar Bayramı Balkabağı Çörekleri

Cadılar Bayramı için balkabağı püresiyle hazırlanan, mayalı hamurdan şekillendirilmiş yumuşak çörekler.

Porsiyon: 14 Hazırlık 30 dk Pişirme 27 dk Hamur İşleri
Vejetaryenİçerir: glüten, süt, yumurta
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.

Malzemeler

Yapılışı

  1. Doğranmış balkabağını kapaklı bir tencerede su ile kaynatın ve 10 dakika pişirin.

    10 dk
  2. Suyunu süzün ve balkabağını yoğun, kremsi bir püre haline getirin; hamura eklemeden önce tamamen soğuyana kadar dondurucuda bekletin.

  3. Mayayı sütte eritin, kakule, yumurtalar, şeker, tuz ve tam buğday ununu ekleyip iyice karıştırın.

  4. Unun yarısını ekleyin ve hamur homojen olduğunda yumuşak tereyağını yoğurarak karıştırın.

  5. Soğutulmuş balkabağı püresini ekleyin ve kalan unu azar azar katarak hamuru düşük hızda 10 dakika yoğurun.

    10 dk
  6. Hamuru bir kaba alın, üzerini bir havlu ile örtün ve 1 1/2 saat kabarmaya bırakın.

    90 dk
  7. Hamuru unlanmış bir yüzeye alın, bölün ve yuvarlak çörekler şekillendirin.

  8. Çörekleri yağlı kağıt kaplı bir fırın tepsisine dizin ve üzerini örtmeden 15 dakika dinlendirin.

    15 dk
  9. Her çöreği mutfak ipiyle dikkatlice bağlayarak tekerlek deseni oluşturun.

  10. Çörekleri tepside bir havluyla örterek 30 dakika daha dinlendirin.

    30 dk
  11. Çörekleri çalkalanmış yumurtayla fırçalayın ve 175°C'ye önceden ısıtılmış fanlı fırında 16-18 dakika kadar pişirin.

    17 dk
  12. Çörekleri ızgara üzerinde biraz soğumaya bırakın, ipi dikkatlice kesip çıkarın ve servis etmeden önce sap olarak küçük bir meyan kökü parçası yerleştirin.

Bu bir çörek değil aslında, bir hamur oyunu. Balkabağı tatlılık ve renk katmak için değil, nem katmak için var — unla karışınca içini ipek gibi tutan bir nişasta deposu. İplerle bağlayıp fırınlayınca o ip hamuru tutar, hamur şişmeye çalışır, aralarından kabarıp bal kabağı dilimleri gibi bölünür. Yani şekil süsten değil, basit bir mekanik hileden çıkıyor.

Tutup tutmaması üç şeye bağlı: balkabağı püresinin suyunun iyi süzülmüş ve tam soğumuş olması, mayanın gerçekten çalışması, bir de sabrınız. Püre sıcakken hamura girerse mayayı öldürür, ıslakken girerse hamur asla toplanmaz ve çörek değil, kabak lapası pişirirsiniz.

Bazıları mayalı hamuru hızlandırmak için ılık yerine sıcak ortama koyar, "daha çabuk kabarsın" diye. Olmaz, çünkü maya 40°C'yi geçince canlı kalmaktan çıkar ölü hücreye döner, hamur bir daha hiç kabarmaz. Oda sıcaklığı sizi yavaşlatıyormuş gibi görünür ama aslında tek güvenli yoldur.

Sofrada bu bir çay yanı, bir ara öğün — ağır bir çorbanın ya da pilavın yerine geçmez, bugün yanına da geçmemeli zaten; yanına sıcak çay yeter.

Balkabağını haşlarken suyu atıyoruz ama o su boşa gitmiyor, kabağın kendi nişastasını da biraz alıp götürüyor — bu yüzden püreyi süzdükten sonra hâlâ "kremsi yoğun" olmalı, sulu değil. Sulu kalırsa hamura fazladan nem sokarsınız, un bunu tutamaz, çörekler yayılır. Dondurucuda soğutmak bir lüks değil, mayayı korumak için zorunlu bir adım; elinizde zaman varsa buzdolabında da bekleyebilir, sadece daha uzun sürer.

Süt oda sıcaklığında olacak diyoruz çünkü maya orada rahat çözülür, soğuk süt onu uyutur, sıcak süt öldürür — elinizi daldırdığınızda ne sıcak ne soğuk hissetmemeniz yeterli bir işaret. Kakule burada süs değil, hamur kokusunu kabak kokusundan ayıran tek şey; yoksa elde kalan tat düz bir un-şeker tadı olur. Yumurtalar hem renk hem bağ verir, tam buğday unu ise hamura hafif bir diş ve koyu renk katar — tamamen beyaz unla da olur, sadece daha soluk ve daha yumuşak çıkar.

Tereyağını unun yarısından sonra eklemek kasıtlı: yağ erken girerse glüten ağını yağlar, hamur hiç toparlanmaz; önce un-su-protein birbirini bulsun, sonra yağ gevşeklik katsın. Kalan unu azar azar katmanız da aynı mantık — hamurun ne kadar un kaldırabileceği kabağın suyuna göre değişir, bu yüzden "500 g" bir tavan değil bir tahmin, gözünüz hamurun kendini bırakıp parmağa yapışmaz hale gelmesinde olmalı.

İlk bir buçuk saatlik bekleme bir kurald değil, bir pazarlık: oda sıcağı düşükse hamur daha yavaş kabarır, siz daha uzun beklersiniz, hiçbir saat bunu değiştirmez. Çörekleri ipe bağlarken sıkı bağlayın ama hamuru kesecek kadar değil — amaç hamuru bölmek değil, fırında şişerken dilimler oluşturacak bir iz bırakmak.

175°C fanlı fırın, evde genelde üst-alt direnç aynı anda yanan bir ayar demek; kapağı sık açmayın, her açılışta ısı düşer ve çörekler ortadan çiğ kalıp dıştan koyulaşır. Pişmişlik işareti renk: yüzey derin altın-kahve olmalı, üstü soluksa daha bekler. Son olarak ipi sıcakken değil biraz soğuduktan sonra kesin, sıcak hamur ipe yapışır ve yırtılır — burada da sabır, bir malzeme gibi işe yarıyor.

·

Bu tarifi bildir hello@fridge.menu