Yapay zeka fotoğrafıZebra Kek
Çikolatalı ve sade hamurun nöbetleşe dökülmesiyle oluşan, kesildiğinde zebra deseni ortaya çıkan klasik bir kek.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler

- 120 g Tereyağı
- 1 çay kaşığı Vanilya Özütü
- 150 g Şeker
- 3 adet Yumurta
- 150 g Un
- 100 g Patates Nişastası
- 160 ml Krema
- 20 g Kakao Tozu elenmiş
- 16 g Kabartma Tozu
Yapılışı
Büyük bir kapta yumuşamış tereyağı, şeker ve vanilya özütünü elektrikli mikserle açık renkli ve kabarık bir kıvam alana kadar çırpın.
Yumurtaları birer birer ekleyin, her birinden sonra iyice çırpmaya devam edin.
Unu, patates nişastasını ve kabartma tozunu eleyip hamura yavaşça karıştırın.
110 ml kremayı ekleyip pürüzsüz bir kıvam alana kadar karıştırın.
Hamuru iki eşit parçaya bölün ve bir parçaya kakao tozu ile kalan kremayı ekleyin.
22 cm çapındaki kalıbı tereyağı ile yağlayıp un serpin.
Açık ve koyu hamuru sırayla kalıbın ortasına dökün, hamurun eşit yayılması için kalıbı hafifçe sallayın.
Keki önceden ısıtılmış fırında 180 derecede yaklaşık 35 dakika pişirin.
35 dkKeki fırından çıkarıp dilimlemeden önce tamamen soğumasını bekleyin.
Zebra kek dediğimiz şey aslında basit bir muhallebi hamuru oyunu: aynı hamurdan iki renk çıkarıp kalıpta sırayla dökerek kesitte çizgiler elde ediyorsun. Tutup tutmaması tereyağı-şeker çırpmasına bağlı; mekanik bir iş bu, hava hamura orada giriyor, sonra fırın sadece o havayı sabitliyor.
Bazıları "kek kabarmıyorsa kabartma tozu azdır" der. Hayır, çoğu zaman mesele tereyağı-şeker aşamasının yarım yapılmasıdır; şeker tanecikleri yağın içinde küçük hava kesecikleri açar, sen o işi beş dakikada bitirip devam edersen kek sonradan ne kadar kabartma tozu koyarsan koysun yoğun çıkar.
Bu kek fırının gerçek sıcaklığını hemen gösterir: eğer kenarları hızla kararıp ortası hamur kalıyorsa fırının senin düğmedeki rakamdan daha sıcak çalıştığını anla, bir dahaki sefere düğmeyi biraz aşağı çek. Ev fırınları nadiren doğru söyler, termometreye ya da deneyimine güven.
Sabır burada da bir malzeme: kek fırından çıktığında ortası hâlâ bir iç ısı taşır, kestiğinde hamur gibi görünür ama aslında pişmiştir, sadece soğumamıştır. O yüzden tamamen soğumasını bekliyoruz, acele kestiğin kek seni yalancı çıkarır.
Tereyağı oda sıcaklığında, parmağınla bastırdığında iz kalacak kadar yumuşak olmalı; buzdolabından çıkıp hemen çırpmaya kalkarsan şeker yağın içine girmez, taneli kalır, kek de ağırlaşır. Eğer tereyağı yoksa margarin kullanabilirsin ama ölçüt şu: oda sıcaklığında katı kalan, kolay yoğrulan bir yağ olsun; sıvı yağ bu işi yapmaz, çünkü hava tutma işini katı yağ üstlenir.
Şeker burada tatlandırmaktan fazlasını yapıyor; tereyağıyla çırpılırken keskin köşeleriyle yağda küçük boşluklar açıyor, kekin hafifliği oradan geliyor. Toz şeker kullan, kesme şeker ya da pudra şekeri bu mekanik işi aynı yapmaz.
Yumurtaları birer birer eklemek gösteriş değil, pratik bir tedbir: üçünü birden dökersen hamur anında suya kaçar, yağ ile su birbirinden ayrılır, kek pişince gözenekli ve sert çıkar. Her yumurtadan sonra karışımın tekrar pürüzsüzleşmesini beklemek, ayrışmayı önceden durdurmak demek.
Un ve patates nişastası birlikte kekin omurgasını kuruyor; nişasta oradaki sertliği yumuşatıp kekin ağızda daha hafif dağılmasını sağlıyor. Nişasta yoksa sadece unla da yapılır ama o zaman kek biraz daha yoğun, biraz daha "ekmeksi" çıkar, bu bir kusur değil sadece başka bir doku.
Kabartma tozunu unla birlikte elemek, hamurun içinde tek bir noktada yoğunlaşıp orada acı bir leke bırakmasını önlüyor; bu küçük iş atlanırsa kekin bir köşesi metalik bir tat verir, kabartma tozu azdı diye düşünürsün ama suç dağılımdaydı.
Krema hamuru gevşetiyor, akışkanlığı ayarlıyor. Kakaolu yarıya kalan kremayı fazladan koymamız boşuna değil; kakao tozu kuru ve emici, o fazladan sıvı olmadan koyu hamur katılaşır, kalıpta açık hamurun üstüne düzgün yayılmaz, çizgiler yerine lekeler çıkar.
Kalıbı yağlayıp un serpmek, kekin kenarının kalıba yapışıp yırtılmasını önlüyor; bu adım atlanırsa kek ters çevrilirken ya da dilimlenirken kenarı parçalanır, görünüşte kusur ama sebebi orda, baştaki hazırlıkta.
Fırın konusunda dürüst olmak gerek: ev fırınları çoğu zaman göstergeden daha sıcak ya da daha soğuk çalışır, üstelik ocağın altı üstünden farklı ısınır. Keki ortadan biraz yukarıya koy, kenarları kararmaya başladığında ortasına ince bir çubuk sok; çubuk temiz çıkıyorsa kek hazır, henüz hamur yapışıyorsa biraz daha bekle. Süre burada yalnızca başlangıç işareti, gerçek karar gözle ve çubukla verilir.
Bu kek dört kişilik küçük bir kalıpta düşünülmüş, Türk mutfağında genelde çorbadan sonra, pilav ya da bulgurun ardından çay yanında gelen bir tatlı olarak oturur; ağır bir yemek değil, çayın yanında oturup konuşmayı uzatan türden bir şey.