Yapay zeka fotoğrafıBal ve Baharatlı Kurabiyeler
Bal ve baharatlarla hazırlanan, adam figürü şeklinde kesilen klasik tatlı kurabiyeler.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
Yapılışı
Unu ve şekeri birlikte eleyin.
Tereyağını küp küp doğrayıp bir kaba alın, muskat, tarçın ve öğütülmüş karanfili ekleyin. Birkaç dakika elinizle karıştırın.
Balı ekleyin ve hamura tamamen karışana kadar karıştırın.
Karışımı mikser kabına aktarın ve tanecikli bir kıvam alana kadar çırpın.
İki yumurtayı ekleyip birkaç dakika pürüzsüz bir kıvam alana kadar çırpın.
Hamuru çıkarıp bir kalıba alın, streç filme sarıp buzdolabında 1 saat dinlendirin.
60 dkHamuru merdaneyle dikkatlice açın, kalıplarla adam figürü şeklinde kurabiyeler kesin, hamur bitene kadar tekrarlayın.
Kurabiyeleri pişirme kağıdına dizin ve 180 derecede yaklaşık 20 dakika pişirin.
20 dkBir kapta yumurta sarısını köpürene kadar çırpın, glazür için pudra şekerini azar azar ekleyin.
Dilerseniz glazürü bölüp gıda boyası ekleyin, krema torbasına aktarıp kurabiyeleri süsleyin.
Kurabiyelerin soğumasını bekleyin.
Neler değiştirildi
Tarifte yer alan dolmalık biber çıkarıldı, çünkü bu baharatlı kurabiye tarifiyle uyumsuzdu.
Bu balı ve baharatı bir arada taşıyan, zencefilli kurabiyenin kuzeni sayılabilecek sert bir hamur işi. Tutup tutmaması tek şeye bağlı: hamuru soğukta dinlendirip dinlendirmediğine. Dinlendirmezsen tereyağı erir, hamur elinde yapışır, açarken yayılır; dinlendirirsen bıçak gibi keskin kenarlı adam figürleri çıkar.
Bal burada tatlandırıcı değil, yapı malzemesi. Şekerin yanında nem tutar, kurabiyeyi gevrek değil hafif yumuşak bırakır — eski zamanlarda bal uzun süre bozulmadığı için kışlık hamur işlerine girerdi, bu yüzden böyle baharatlı-ballı kurabiyeler genelde kış ve bayram etrafında yapılır, yaz sıcağında değil.
Bazıları «hamuru hemen açıp pişir, bekletme vakit kaybı» der. Hayır, çünkü bekletmeden açılan hamur ocak sıcağında zaten yumuşamış tereyağıyla fırında yayılır, adam figürü değil yassı bir leke çıkar fırından.
Un ve şeker önce elenip karıştırılıyor, bu basit bir adım değil — elek havayı hamura sokar, topaklanmayı önler. Un için özel bir şey aramana gerek yok, sıradan beyaz un yeter, sadece taze olsun, nemlenmiş un hamuru ağırlaştırır.
Tereyağı oda sıcaklığında değil, küp küp soğuk halde baharatlarla karıştırılıyor, elle birkaç dakika ovularak. Burada elin sıcaklığı yağı yavaşça yumuşatıyor, aniden eritmiyor — eritirsen yağ ile un ayrışır, kurabiye pişince sertleşir, bükülmez kırılır. Baharat ölçüsü burada esnek: muskat ve karanfil keskin kokulu, azı çoğu fark eder, tarçın ise taşıyıcı, miktarı artırabilirsin ama karanfili artırma, acılaşır.
Bal eklenince karışım yapışkanlaşır, bu normal; sonra mikser kabında taneli bir kıvam alana dek çırpılması, yağ ile balın un içinde eşit dağılmasını sağlar, yoksa bazı kurabiyeler fazla tatlı bazıları fazla yağlı çıkar. Yumurta en son girer, hamuru bağlayan son halka; iki yumurta dört kişilik bu miktar için yeterli, fazlası hamuru yumuşatıp açılmasını zorlaştırır.
Karbonat burada kabartma tozunun yerini alıyor — ölçüt şu: nötr bir kabartıcı değil, asitli bir ortamda (bal asidiktir) reaksiyona girip hafif kabarma ve o karakteristik koyu rengi veren bir madde arıyorsun, karbonat bunu balla beraber yapar, kabartma tozu aynı rengi vermez.
Fırın sıcaklığı 180 derece diye yazılmış ama ev fırınları yalan söyler, bu yüzden gözünü kurabiyenin kenarına dik: kenarlar hafif koyulaşıp ortası hâlâ mat durduğunda çıkar, 20 dakika yalnızca alt sınır. Pudra şekeri ve yumurta sarısıyla yapılan glazür ise tamamen ayrı bir iş, kurabiye soğumadan üzerine sürülmez, yoksa akar; burada da sabır malzemenin bir parçası, acele eden kurabiyeyi değil bulaşık yığınını büyütür.
Bu, Türk mutfağının kendi geleneği değil, kendi sofra alışkanlığına nasıl oturacağını sen bilirsin — çorbadan sonra ağır bir ana yemek varsa bu kurabiyeler çaya, sohbete bırakılır, tok karna değil.