Yapay zeka fotoğrafıKuşkonmaz Kremalı Penne
Taze kuşkonmazdan yapılan kremamsı bir sosla hazırlanan penne makarnası.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
- 400 g Penne
- 500 g Kuşkonmaz
- Zeytinyağı tat için
- 1 diş Sarımsak
- 50 g Antep Fıstığı
- 50 g Parmesan Peyniri
- Tuz tat için
- Karabiber tat için
Yapılışı
Kuşkonmazı yıkayın, sert sap kısmını kesin ve lifli kısmını temizleyin. Çubuklar veya yuvarlak dilimler halinde kesin, uçlarını süsleme için ayırın.
Kuşkonmazı kaynar suda yaklaşık 2 dakika haşlayın, sonra suyunu süzün.
2 dkTavada zeytinyağını ısıtın ve sarımsağı altın rengi olana kadar kavurun.
Uçlarının çoğunu süsleme için ayırarak kuşkonmazı ekleyin. Orta ateşte yaklaşık 10 dakika pişirin, tuz ekleyin.
10 dkMakarna için büyük bir tencerede tuzlu suyu kaynatın.
Kuşkonmazı sosuyla birlikte blender kabına aktarın. Antep fıstığı ve rendelenmiş parmesan peynirini ekleyin.
Penneyi al dente olacak şekilde haşlayın.
Pürüzsüz, kremamsı bir kıvam alana kadar birkaç saniye blenderdan geçirin.
Kremayı aynı tavaya geri aktarın.
Penneyi süzüp kremalı tavaya aktarın. Gerekirse makarna suyuyla kremayı seyreltin.
Karıştırın, bütün kuşkonmaz uçlarını ekleyin ve hemen servis edin.
Neler değiştirildi
Parmesan Peyniri yerel pazarlarda daha kolay bulunduğu için kullanıldı.
Bu tarif aslında bir hile: kuşkonmazı et gibi değil, sos gibi düşünüyoruz. Sap kısmını sosa dönüştürüyoruz, uç kısmını ise olduğu gibi saklayıp üstüne süsleme ve doku olarak geri koyuyoruz. Yani aynı sebzeden iki ayrı malzeme çıkarıyoruz, bu da işin püf noktası.
Tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: kuşkonmazı fazla haşlamamak. İki dakika yetiyor çünkü asıl pişme işini sonra tavada tamamlayacağız; erken yumuşarsa blenderdan geçince bulamaç gibi, cansız bir yeşil çamur çıkar ortaya. Kuşkonmaz hâlâ parlak yeşilken, dişe hafif direnç gösterirken sudan çıkmalı.
Sarımsağı kavururken de aynı mantık işliyor: altın rengine gelmesini beklemek, yanmasını önlemenin tek yolu. Yanmış sarımsak acılaşır ve bütün sosu o acılık ele geçirir, geri dönüşü yoktur. O yüzden göz sarımsaktan ayrılmıyor.
Sonunda elde ettiğin şey ağır bir krema değil, sebzenin kendi suyuyla, fıstığın yağıyla, peynirin tuzuyla kıvam kazanmış hafif bir sos. Dört kişiye, doyurucu ama fazla ağır olmayan bir ana yemek.
Penne burada sadece taşıyıcı, o yüzden marka önemli değil, önemli olan al dente bırakmak. Suyu süzerken bir kepçe makarna suyunu mutlaka ayır, çünkü kremayı sonunda seyreltmek için başka hiçbir sıvın yok elinde — tereyağı değil, süt değil, sadece bu nişastalı su sosu toparlıyor.
Kuşkonmaz seçerken sap ucuna bak: kesik yer çok kurumuş ve kahverengiyse, sebze rafta uzun kalmış demektir, lifi de sert olur. Sert sap kısmını atman boşuna değil, orası genelde odunsudur ve blenderdan geçse bile pürüzsüz olmaz. Bazıları "kuşkonmazın alt ucunu bükerek kır, kendi kırıldığı yerden ayır" der. Doğru da olabilir ama elinde keskin bir bıçak varsa, gözle liflenmenin bittiği yeri görüp kesmek israfı azaltır.
Sarımsak tek diş, çünkü burada baskın tat o değil, kuşkonmaz ve peynir. Zeytinyağı miktarını göz kararı tutmanın sebebi basit: kaç kişiye, ne kadar aç servis edeceğine göre tavadaki yağ miktarı değişir, katı bir ölçü burada anlamsız.
Antep fıstığı hem kıvam hem tat için var — yağı sosu bağlar, tuzlu sertliği de kremamsı dokuya karşı bir denge kurar. Elinde yoksa çam fıstığı ya da ceviz de aynı işi görür, ölçüt şu: yağlı, kavrulunca tat veren bir sert kabuklu meyve olması. Parmesan da aynı mantıkla seçiliyor — sert, tuzlu, rendelenince eriyen bir peynir. Elinde yoksa benzer bir eskimiş kaşar bile iş görür, önemli olan tuzu ve erime kıvamı.
Burada sabırsızlık asıl düşmanın: kuşkonmazı erken sudan çıkarmak, sarımsağı aceleyle yüksek ateşte kavurmak, blenderı gereğinden uzun çalıştırmak — hepsi aynı hatanın farklı yüzleri. Ev ocağında kontrol zor değil ama göz ayırmamak gerekiyor, çünkü her şey birkaç dakika içinde oluyor.
Türk mutfağında makarna genelde ana yemek değil, yan yemektir; burada tam tersi, kendi başına doyurucu bir öğün. İstersen önüne hafif bir çorba koy, yanına ekmek değil de bir kadeh ayran ya da sade su yeter — çünkü kremalı sos zaten doygunluk veriyor, pilavla bulgurla yarışmasına gerek yok.
·