Yapay zeka fotoğrafıKabak, Pırasa ve Brie Peynirli Milföy Böreği
Kabak, pırasa ve brie peynirinden yapılan, milföy hamuru ile pişen hafif bir börek.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
- 1 adet Mayasız Milföy Hamuru
- 100 g Brie Peyniri
- 2 yemek kaşığı Parmesan Peyniri
- 2 adet Kabak
- 1 adet Pırasa
- 3 adet Yumurta
- 200 ml Krema
Yapılışı
Milföy hamurunu pişirme kağıdıyla birlikte bir börek kalıbına yerleştirin.
Hamurun tabanını çatalla delin, parmesan peyniri ve galeta unu serpin, brie peynirini parçalar halinde dağıtın.
Kabak dilimlerini ve pırasa halkalarını üzerine yerleştirin.
Bir kapta krema ile yumurtaları çırpın, parmesan peyniri, tuz ve karabiber ekleyin, karışımı sebzelerin üzerine dökün.
Hamurun kenarlarını kıvırın ve 200 derecede pişirin.
25 dkIlık servis yapın.
Bu bir kiş aslında, ama milföy giymiş hali. Fransız mutfağının o derin tart kabı yerine, elimizin altındaki hazır milföy yufkasını kullanıyoruz; aynı mekanizma, daha hızlı yoldan. Krema ve yumurta pişince katılaşır, altındaki sebzeleri ve brie'yi kendi içinde tutan bir jöle gibi bağlar. Bu yüzden bu börek bir «doldurma» değil, bir «döküm» işi — sıvı karışım boşlukları doldurur, pişerken sertleşir, kesince dağılmaz.
Tutup tutmaması iki şeye bağlı: hamurun altının gerçekten pişmesi, bir de kabak ve pırasanın fazla su bırakmaması. İkisi de aynı düşmana karşı savaşır — ıslaklık. Islak taban kabarmaz, lastik gibi kalır; ıslak sebze kreması sulandırır, dilimlendiğinde her şey akar. Dolayısı ile bu börekte esas iş pişirmeden önce başlıyor, sebzenin nemini azaltmakta.
Kimi «milföyü direkt kalıba koy, altını delmeye gerek yok» der. Hayır, çünkü hamur pişerken kat kat kabarır ve kabarırken üzerindeki ağırlığı — kremayı, peyniri — yukarı iter, taban şişer, sıvı kenarlardan taşar. Çatalla delmek o buharın çıkacağı bacayı açmaktır, yoksa hamur altını pişirmeden şişer.
Ev fırınında bu börek dört kişiye yeter, ama fırının gerçek sıcaklığına güvenme — ızgara ya da alt-üst ayarına, fırının kendi huyuna bak. Bazı fırınlar termostatın söylediğinden 20 derece eksik ya da fazla çalışır, bunu bilmek de sabırdan bir parçadır.
Mayasız milföy hamuru burada kurtarıcı; ev yapımı yufka açmak başka bir meslek, hazır olanı almak ayıp değil, zaman kazanmak. Kalıba yerleştirirken pişirme kağıdını altında bırak, çünkü brie ve krema döküntüsü kalıba yapışır, kağıt olmadan kalıbı sonra kazırsın.
Brie peyniri burada asıl karakter. Kabuğuyla birlikte parça parça dağıt, kabuğu atma — o kabuk pişince erir, peynirin kendine has kokusunu tutan şey o. Brie yoksa, kriter şudur: oda sıcağında kendi ağırlığıyla yayılan, yumuşak kabuklu bir peynir ara. Kaşar ya da beyaz peynir bu işi görmez, onlar ısıyla sertleşir, brie ısıyla yumuşayıp akar — iki farklı fizik.
Kabak ve pırasa ince dilimlenmeli, kalın kesersen pişmeden çiğ kalır, altındaki hamur da yanmaya başlar. Pırasayı yıkarken halkaların arasına giren toprağı iyi ayıkla — bu bir tarih meselesi, pırasa toprağa yakın büyür, köylü onu asırlardır böyle temizler, acele ettin mi dişinin arasında kum kalır.
Yumurta ve krema karışımı — üç yumurta, iki yüz mililitre krema — bu oran tesadüf değil, yumurta bağlar, krema yumuşatır. Fazla yumurta koyarsan omlet gibi kauçuklaşır, fazla krema koyarsan hiç kesilmez, akışkan kalır. Parmesanı iki kere kullanıyoruz — bir kere tabana, bir kere karışıma — çünkü tabandaki tuz görevi görür, hamuru nemden biraz korur; karışımdaki ise tat verir.
Kenarları kıvırırken elinle bastırma, parmak uçlarıyla kıvır — bastırırsan o kat kat yapı ezilir, pişince kabarmaz, düz bir hamur kalır. İki yüz derece ve altın rengi kenar, asıl işaret; üst kabarıp altın rengine dönene, krema ortada hafif titreyip kenarlardan sertleşene kadar bekle. Yirmi beş dakika alt sınır, fırının gerçek huyu üst sınırı belirler.
Ilık servis derken sıcak değil demek istiyoruz — fırından çıkınca krema henüz sıvı gibi davranır, on dakika dinlendirmeden kesersen her dilim akıp dağılır. Bu bekleme de tarifin bir parçası, acele edilecek yer değil. Yanına bir kase mercimek çorbası ya da yoğurtlu bir bulgur pilavı koyarsan, sofra kendini tamamlar; çayı da sonuna bırak, bu tatlı-tuzlu dengeyi en iyi o kapatır.