Mürver Çiçekli KekYapay zeka fotoğrafı

Mürver Çiçekli Kek

Mürver çiçeğinin kokusu ile hazırlanan, ricotta ve beyaz çikolatalı yumuşak bir kek.

Porsiyon: 6 Hazırlık 15 dk Pişirme 45 dk Tatlılar
Vejetaryenİçerir: glüten, süt, yumurta
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.

Malzemeler

Mürver Çiçekli Kek — malzemeler: Mürver Çiçeği, Esmer Şeker, Yumurta, Ricotta Peyniri, Un, Patates Nişastası

Yapılışı

  1. Fırını 175 dereceye ısıtın. Kuru üzümleri yarım kadeh Grand Marnier'de bekletin.

  2. Yumurtaların sarısını ve beyazını ayırın. Sarıları esmer şeker ile açık renkli, kabarık bir hale gelene kadar çırpın.

  3. Ricotta peynirini, elenmiş un ve patates nişastasını, parçalara kesilmiş beyaz çikolatayı, kabartma tozunu ve bir tutam tuzu ekleyin. Karıştırın.

  4. Mürver çiçeklerini alın, sap ve dalcıklarını ayıklayın, hamura ekleyin.

  5. Kuru üzümleri Grand Marnier'den süzün, una bulayın ve hamura katın.

  6. Yumurta aklarını sert köpük haline gelene kadar çırpın ve hamura nazikçe karıştırın.

  7. Hamuru yağlanmış 24 cm çapındaki kalıba dökün ve 175 derecede pişirin.

    45 dk
  8. Keki soğumaya bırakın, servis etmeden önce üzerine pudra şekeri serpin.

Bu bir İtalyan baharı pastası gibi görünür ama mekanizması sıradan bir keke hiç benzemez: burada un ve nişasta aslında ikinci planda, asıl iş ricotta ile yumurta akının kurduğu yapıda olur. Ricotta nemi tutar, çırpılmış yumurta akı havayı tutar, ikisi birbirini dengelemezse kek ya ıslak kalır ya da kurur, ortası pek olmaz.

Tutup tutmaması tek bir noktaya bağlı: yumurta akının sert köpüğü. O köpük kekin kabarma payını taşır, kabartma tozu sadece yardımcıdır. Köpük gevşekse kek oturur, yoğun ve ağır çıkar; bu bir tarif hatası değil, çırpma hatasıdır.

Mürver çiçeği burada süsleme değil, kokudur; çiçeğin kendisi yenmez ama hamura bıraktığı koku hamurda kalır, fırında dağılmaz. Kuru üzüm ise likörde beklediği için hamura yayıldığında etrafındaki nemi çekmez, kendi tadını korur — bu yüzden sırası önemlidir, rastgele değildir.

Türkiye'nin ev fırınları birbirinden çok farklı ısınır, bu yüzden 45 dakika yalnızca bir başlangıç noktasıdır; kekin ortasına batırılan bir kürdanın temiz çıkması asıl ölçüttür. Bu da sabırdan geçer: fırın kapağını erken açarsanız kek havasını kaybeder, otursun diye beklemek gerekir.

Mürver çiçeği (elder flower) burada tat değil koku malzemesidir; sap ve dalcıkları ayıklamak gerekir çünkü onlar acımsı bir tat bırakır, çiçeğin kendisi ise sadece havayı kokutur ve fırında dağılır. Eğer taze mürver çiçeği bulamazsanız — ki Türkiye'de bu kolay değildir — kuru çiçek de iş görür, hatta bazı yerlerde ıhlamur çiçeği kullanılır; ölçüt şudur: hafif, çiçeksi, keskin olmayan bir koku veren herhangi bir kurutulmuş çiçek bu işi yapar.

Esmer şeker burada sadece tatlılık değil renk ve nem getirir; yumurta sarısıyla çırpılırken "açık renkli ve kabarık" denen şey aslında şekerin eridiğini ve havanın hamura girdiğini gösteren işarettir — karışım bandı gibi akmaz, kurdele gibi katlanarak düşer. Bu noktayı atlarsanız kek düz ve ağır çıkar, kabartma tozu bunu telafi edemez.

Ricotta peyniri burada nemi taşıyan ana malzemedir; süzme peynir ya da lor ile değiştirilebilir ama ölçüt şudur: elle sıkıldığında az su bırakan, yoğun ve pürüzsüz bir beyaz peynir. Çok sulu bir peynir kullanırsanız hamur gevşer, pişme süresi uzar ve ortası hamur kalır — bu da fırının suçu değildir.

Un ve patates nişastasının ikisinin de elenmesi küçük bir detay gibi görünür ama topaklanmayı önler; nişasta elenmezse hamurda beyaz noktacıklar kalır, bunlar pişerken erimez. Beyaz çikolata parçaları ise erimesin diye küçük küçük kesilir, aksi halde fırında akar ve kekin tabanına çöker.

Kuru üzümün Grand Marnier'de bekletilmesi süs değil, bir önlemdir: kuru meyve kendi başına hamurdaki nemi çeker ve etrafını kurutur, likörde ıslanmış üzüm ise zaten doymuştur, hamurdan nem çalmaz. Grand Marnier yoksa herhangi bir portakal likörü ya da hatta ılık portakal suyu işi görür; ölçüt, üzümü yumuşatacak ve tatlandıracak bir sıvı olmasıdır. Üzümü una bulamak ise hamurun içinde dibe çökmesini önler — bu, Türkiye'deki üzümlü kek yapanların çoğunun bildiği bir numaradır ama neden işe yaradığını az kişi bilir: un üzümün yüzeyini kurutur, hamur onu daha kolay tutar.

Yumurta aklarının hamura "nazikçe" karıştırılması cümlenin en önemli kelimesidir. Bazıları akı hızlıca karıştırmanın daha pratik olduğunu söyler — hayır, çünkü hızlı karıştırma köpüğü söndürür, kekin kabarma gücünü elinizle alırsınız. Spatula ile aşağıdan yukarıya, sabırla katlamak gerekir; burada sabır gerçekten bir malzemedir, acele eden kek yerine lastik bir disk çıkarır.

24 cm'lik kalıbın tereyağı ve unla hazırlanması kekin kalıba yapışmasını önler; bu adımı atlarsanız kek soğuduktan sonra kalıptan çıkarırken parçalanır — bu bir fırın kusuru değil, hazırlık kusurudur. Fırın 175 derecede, yani orta-üst bir sıcaklıkta tutulur; bunun işareti kekin üstünün koyu altın renge dönmesi ve kenarların kalıptan hafifçe ayrılmasıdır, 45 dakika yalnızca bir alt sınırdır.

Çay eşliğinde servis edilen hafif, meyvesiz bir kek arayan bir Türk mutfağında bu tarif farklı durur: pilav ve bulgurla biten bir sofrada bu kek, ağır değil ama yabancı bir koku taşır. Pudra şekeri serpmek göz içindir, tatlılığı dengelemez; keki soğumaya bırakmadan kesersiniz içi yapışır, bu da sabrın son sınavıdır.

Bu tarifi bildir hello@fridge.menu