Yapay zeka fotoğrafıSadece Yumurta Akından Halka Kek
Sadece yumurta akı kullanılarak hazırlanan, hafif ve limon kokulu klasik bir halka kek.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler
- 100 g Un
- 50 g Patates Nişastası
- 200 g Şeker
- 125 g Ayçiçek Yağı
- 250 g Yumurta Akı
- 1 adet Limon Kabuğu Rendesi
- 16 g Kabartma Tozu
- Pudra Şekeri tadına göre
Yapılışı
Yumurta aklarını mikser veya stand mikser ile sık bir köpük haline gelene kadar çırpın.
Başka bir kapta şekeri, ayçiçek yağını, unu, patates nişastasını, kabartma tozunu ve limon kabuğu rendesini ekleyip kuru malzemeleri eleyerek karıştırın.
İki karışımı aşağıdan yukarıya doğru nazikçe harmanlayın.
Kek kalıbını hazırlayın: silikon kalıbı yağlamayın, alüminyum kalıbı yağlayıp unlayın; isterseniz kalıbı nemli fırın kağıdıyla kaplayın.
Hamuru kalıba dökün ve 180 derecede yaklaşık 30 dakika pişirin.
30 dkTahta bir kürdanla pişme kontrolü yapın; kürdan ıslak çıkarsa fırında birkaç dakika daha bırakın.
Tamamen soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serpiştirip servis edin.
Neler değiştirildi
Tarifte bitkisel yağ yerine Ayçiçek Yağı kullanıldı, çünkü Türk mutfağında pişirmede bu yağ tercih edilir.
Bu kek aslında sadece yumurta akının gösterisi. Sarısı yok, yağı az, un az - burada her şeyi taşıyan hava. Çırpılan akın içine hapsolduğu minik baloncuklar fırında genişler, hamuru yukarı iter, ve kek kendi ağırlığını kendi havasıyla taşır. Tutup tutmaması tek bir şeye bağlı: o köpüğü ne kadar nazik koruduğuna.
Kimi "yumurta akı keki ağır olur, şeker ve yağ fazla gelince söner" der. Hayır, sönmesinin sebebi yağ değil - karıştırırken sabırsızlanmak. Kuru karışımı akın içine döküp mikserle hızlı hızlı karıştırırsan baloncuklar patlar, hamur sıvılaşır, fırında da yükselmek yerine yayılır. Burada sabır bir malzemedir, tartıdaki unla aynı ağırlıkta.
Kalıp seçimi de boşuna değil: silikonu yağlarsan hamur kalıbın kenarına tutunamaz, ortadan çöker; alüminyumu yağlamazsan hamur yapışır, çıkarken yırtılır. İkisi de aynı meseleyi çözer - hamurun tırmanacağı bir yüzey bulması - sadece araçları ters.
Fırın çay saatine, keki çaya göre ayarlamak Türk mutfağında tuhaf değil; şekerli, hafif, az yağlı bir şey sofraya iyi oturur. Pilavdan, çorbadan sonra ağır bir pasta istemez insan, bu da tam o boşluğa girer.
Un ve patates nişastası burada aynı görevi paylaşır ama farklı şekilde: un yapıyı kurar, nişasta ise keki hafifletir, gluteni seyreltir. Elindeki nişasta mısır nişastası ise de olur, patates nişastasının verdiği o ince, biraz elastik dokuyu tam yakalayamazsın ama fark büyük değil.
Şeker burada yalnızca tatlandırıcı değil; akın köpüğünü stabilize eder, çırparken baloncukların çökmesini geciktirir. Bu yüzden şekeri azaltmaya kalkma, köpük daha çabuk söner.
Ayçiçek yağı sıvı yağ olduğu için odada oda sıcaklığında bile akışkan kalır, hamura nemini bırakır ama ağırlık yapmaz. Zeytinyağı da kullanılabilir ama kokusu belirgin olur, limon kabuğunu bastırabilir; tarafsız bir sıvı yağ istiyorsan ayçiçeği en güvenlisi.
Yumurta akı - burada asıl kahraman. Oda sıcaklığında olmalı, soğuk ak sıvı köpüğü tutmaz, dağınık kalır. Çırpma işinin "sık köpük" dediği an, çırpıcıyı kaldırdığında ucunda sertçe duran, aşağı akmayan bir tepe oluşturduğu an - gözle görülür bir işaret, süre değil. Kabı da kuru ve yağsız tut; en ufak yağ izi akın köpürmesini engeller, bu fizik kuralı, batıl inanç değil.
Kabartma tozu miktarı burada yüksek görünebilir ama akın kendi havası zaten büyük iş yapıyor, kabartma tozu sadece son itmeyi veriyor, pişerken hamurun açık gözenekli kalmasına yardım ediyor.
Fırın 180°C dediğinde, bu ocağın göstergesine değil fırının gerçekten o sıcaklığa ulaştığına güven; çoğu ev fırını göstergeden 10-15 derece sapar, bu yüzden önceden ısıtmayı atlama. Kürdan kontrolü burada süreden daha güvenilir: kürdan temiz çıkarsa kek hazır, ıslak hamur izi varsa fırında kalsın - 30 dakika yalnızca alt sınır, kalıbın derinliğine göre uzayabilir.
Pudra şekerini kek tamamen soğumadan serpme, sıcak yüzeyde erir, beyaz görünüm yerine şeffaf lekeler bırakır - küçük bir kusur ama görünüşü bozar.