Yapay zeka fotoğrafıIspanaklı ve Ricottalı Tuzlu Kiş (Airfryer'da)
Milföy hamurundan, ricotta ve ıspanak iç harçlı, airfryer'da pişen hafif ve lezzetli bir tuzlu kiş.
Etiketler malzemelerden otomatik olarak belirlenir ve hatalı olabilir. Sizin için önemliyse ambalajı kontrol edin.
Malzemeler

- 1 adet Mayasız Milföy Hamuru
- 500 g Ispanak taze veya dondurulmuş
- 250 g Ricotta Peyniri
- 1 adet Yumurta
- 80 g Parmesan Peyniri veya grana padano
- 1 yemek kaşığı Zeytinyağı
- 1 adet Arpacık Soğan ince doğranmış
- tutam Tuz tat için
- tutam Karabiber tat için
- tutam Muskat tat için
- 1 adet Yumurta Sarısı üzerini parlatmak için, isteğe bağlı
Yapılışı
Bir tavada biraz zeytinyağı ısıtın ve ince doğranmış arpacık soğanı altın rengi alana kadar kavurun.
Ispanağı (taze veya dondurulmuş) ekleyin ve suyunu bırakana kadar pişirin.
12 dkIspanağın fazla suyunu sıkın, ardından blenderdan geçirin veya bıçakla ince ince kıyın.
Bir kapta ricottayı yumurta ile karıştırın, tuz, karabiber ve muskat ekleyin.
Parmesanı ekleyip iyice karıştırın.
Hazırladığınız ıspanağı ricotta karışımına ekleyip harmanlayın.
Hamuru yağlı kağıtla birlikte 20 cm çapındaki kalıba serin.
Tabanı çatalla delin ve ricotta-ıspanak harcını üzerine yayın.
Hamurun kenarlarını katlayarak bir kenar oluşturun ve isteğe bağlı olarak çırpılmış yumurta sarısı ile üzerini fırçalayın.
Kişi airfryer'da 180 derecede pişirin.
30 dk
Bu kiş, ıspanağın suyuyla savaşıp kazandığımız bir yemek. Ispanak kendi ağırlığının yarısı kadar su taşır; o suyu atmadan ricottaya katarsanız harç değil, sulu bir çorbaya dönüşür hamurun içinde. Tutup tutmaması tamamen buna bağlı: ıspanağı sıktınız mı, kiş kesilince ayakta durur; sıkmadınız mı, dilimlediğinizde tabana doğru akar.
Milföy burada ev fırınının değil, zamanın kısalığının çözümü. Yufka açmak, yağlamak, katlamak yarım günlük iştir; hazır milföy bunu dakikalara indirir. Bazıları «hazır hamur gerçek kişiyi vermez» der. Hayır, çünkü kişte asıl iş harçtadır, hamur sadece onu taşıyan kaptır — ve bu kap kendi kendine kabarıp çatlamasın diye ince bir taban istiyoruz, kalın bir duvar değil.
Airfryer'da 180 derece, görmeniz gereken şey şu: kenarlar kabarıp katmer katmer altın rengine döner, üst yüzey kabarmaktan çekilip hafif kuruyan bir kabuk alır. Süre bir alt sınırdır, göz üsttedir. Erken çekerseniz taban çiğ kalır, ortası titrer; sabredip kabuğu beklerseniz kiş kendi payını size söyler.
Mayasız milföy dediğimiz hamur, tereyağı ve hamurun kat kat dönüşünden ibaret — maya değil, fırının sıcağında buharlaşan su ve yağ katmanları onu kaldırır. Elinizde yoksa, ince açılmış yufkayı birkaç kat üst üste yağlayıp koyabilirsiniz; sonuç aynı inceliğe gelmez ama görevi yapar: tabanı taşımak.
Ispanak taze ya da dondurulmuş olabilir, ikisi de aynı kurala tabi: suyunu bırakana kadar pişirin diyoruz ama asıl iş ondan sonra başlar, elinizle sıkıp çıkardığınız sudur mesele. Taze ıspanak kavrulunca koyu yeşile döner ve kütlesi küçülür; dondurulmuş zaten erirken fazla su verir, onu da aynı sabırla boşaltın. Atladığınız her damla su, pişmiş kişte buharlaşıp hamuru içten yumuşatan düşmandır.
Ricotta burada bağlayıcı değil, taşıyıcıdır — yumurta ile karıştırılınca pişme sırasında hafifçe pıhtılaşır ve ıspanağı asılı tutan bir ağ kurar. Elinizde ricotta yoksa ölçüt şudur: nemli, hafif tanecikli, az tuzlu bir peynir olsun; lor ya da süzme yoğurt peyniri bu işi görür ama suyunu önceden bir süzgeçte akıtmanız gerekir, yoksa kiş yine sulanır.
Parmesan ya da grana padano, sertliği ve tuzluluğu yüzünden burada baharat gibi çalışır — az miktar, yoğun tat. Elinizde yoksa ölçüt sert, kurutulmuş, keskin kokulu bir peynirdir; kaşar ya da eski tulum peyniri rendelenip aynı işi yapar, tatlı bir peynir koymazsınız, kişin derinliği kaybolur.
Muskat küçük bir dokunuş ama sütlü-peynirli harçlarda eski bir alışkanlıktır — ağırlığı hafifletir, burunda bir iz bırakır. Fazlası acılaşır, o yüzden bir tutamdan öteye gitmeyin.
Arpacık soğan kavrulurken altın rengine ulaşması önemli, çünkü çiğ kalan soğan harçta sertlik ve keskin bir koku bırakır; kavrulmuş soğan tatlanır, ıspanağa karışınca iz bile vermez — orada olduğunu sadece tadın derinliğinden anlarsınız. Yumurta sarısı ile fırçalama tamamen isteğe bağlı bir süstür, pişmeyi değiştirmez, sadece üst yüzeyi parlatır.
Dört kişilik bu kiş, Türk sofrasında başlı başına bir ana yemek değil — yanına bir çorba koyup başlarsanız, kişi daha hafif bir ara yemek, bir kahvaltı ya da çay sohbetinin yanına düşen bir lokma olarak görürsünüz. Pilav ya da bulgur ile ağırlaştırmaya gerek yok, kişin kendi hamuru zaten doyurucu; yanına sade bir salata ya da sıcak çay yeter.
·